Özgür Özel’den operasyonlara net yanıt! ‘Savaş ilanı kabul ediyorum!’

Özgür Özel, CHP’li belediyelere yapılan operasyonlar ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu yapılanı savaş ilanı kabul ediyorum” dedi. Ön seçimde kullanılan 15 milyona yakın oy hakkında da konuşan..

Özgür Özel’den operasyonlara net yanıt! ‘Savaş ilanı kabul ediyorum!’
Yayınlanma: Güncelleme:

Özgür Özel, CHP’li belediyelere yapılan operasyonlar ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu yapılanı savaş ilanı kabul ediyorum” dedi. Ön seçimde kullanılan 15 milyona yakın oy hakkında da konuşan Özel, “Bunu başarmamızı sağlayan da Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’li belediyelere yapılan operasyonlarla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu yapılanı savaş ilanı kabul ediyorum” dedi. Özel, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan mitinglerin devam edeceğini belirterek, “Ağrı Dağı’nda da miting yapacağız. Ekrem Başkan için demokrasi için, özgürlük için, adalet için Ağrı Dağı’na da çıkıp miting yapacağız” ifadelerini kullandı.

Özel, iktidarın CHP’ye kayyım atamaya çalıştığını da belirterek, “Karşıma tank getir ateş et, bomba at, beni öldür ama kayyım atamaya kalkma’’ diye konuştu.

İmamoğlu’nun iptal edilen diploması ile ilgili de konuşan Özel, “Diplomayı veren yer iptal eder. İşletme Fakültesinde 7’de 4’ü bulamadılar. Üniversitenin yönetim kuruluna getirdiler. Orada senato yetkili ve kapalı oyla karar vermesi lazım. Bunun yerine açık oy ile ve üniversitenin yönetim kuruluna atadıklarıyla iş yaptılar. Bu derhal iptal olacak bir şey” dedi.

CHP Genel Başkanlığına seçildikten sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmelere de değinen Özel, “Birinci parti olunca bana ne yakışıyorsa onu yaptım. Normali bu dedim, adı normalleşme kaldı. Erdoğan önce ‘yumuşama’ sonra ‘normalleşme’ dedi. Gördü ki Temmuz ayında normalleşmeyle CHP’nin oyu rekor seviyeye çıktı ve yüzde 37’yi gördü. ‘CHP yükseliyor, normalleşmenin bitmesi lazım’ dediler. 4 teğmeni de sırf bu yüzden yaktı” ifadelerini kullandı.

Özel 15 milyona yakın oyun kullanıldığı ön seçim hakkında yaptığı açıklamada da, “1 milyon 750 bin üyenin üzerine 14,5 milyon da gelip dayanışma sandığında oy attı, imza verdi. 1 milyon 250 binin üzeri seferberlik halidir. Bunu başarmamızı sağlayan da Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

Özel’in Sözcü gazetesine yaptığı açıklama şöyle:

“SAVAŞI BEN İLAN ETMEDİM”

“Esenyurt olayından bu yana olağanüstü süreç defteri tutuyorum, her şeyi not alıyorum. Mesela deftere ‘Beşiktaş bardağı taşırdı’ diye yazmışım. Olaylar Esenyurt ile başladı, kayyım atadılar. Beşiktaş’a operasyon geldi. Bu yapılanı savaş ilanı kabul ediyorum. Savaşla ne yapılırsa biz de onu yapıyoruz, mücadele, savunma, cesaret, saldırı hepsi bizde var, bundan sonra savaştayız. Madem savaş ilan ediyorsun kabul ama ilk ateşi o açtı. Bir komşu ülke savaş ilan ederse ne yapacaksın? O bana ateş ediyor, vuruyor. Ben duracağım diyemezsin. Ama savaşı ben ilan etmedim yani haklılık zeminindeyim. Ahlâki üstünlük bizde, psikolojik üstünlük bizde çoğunluk enerjisi bizde.

“AĞRI DAĞI’NA ÇIKIP MİTİNG YAPACAĞIZ”

Siyasette kazanmak için gerekli üç şey var. Ahlaki üstünlüğü kaybetmeyeceksin. Psikolojik üstünlük sende olacak. Çoğunluk enerjisinden istifade edeceksin. O nedenle karşı tarafın elindeki bütün imkanlara rağmen şu anda gündemi CHP belirliyor. Biz Saraçhane’de yasak olmasına rağmen 7 gün üst üste aynı yerde aynı saatte aynı konuşmacı ile her gün daha kalabalık mitingler yaptık. Çoğunluk enerjisiyle gittik ve orada çok önemli bir iş yaptık.
Gittiğimiz her yerde Ekrem İmamoğlu için özgürlük ve erken seçim mitingi talebi var. Şu anda 50 şehir netleşti hepsinde miting yapacağız. Bugün,  saat 14.00’te Samsun Cumhuriyet Meydanındayız. Atatürk de Samsun’dan başladı, ilk Cumhurbaşkanı oradan başladı. Son Cumhurbaşkanımız da oradan başlayacak. Her çarşamba saat 20.30’da İstanbul’un bir ilçesinde miting var. Şişli nasıl bekliyordu? Şimdi Beylikdüzü’nü gör. Sonra Yozgat’tayız, orada ceza kestikleri traktörler de olacak. Ağrı Dağı’nda da miting yapacağız. Ekrem Başkan için demokrasi için, özgürlük için, adalet için Ağrı Dağı’na da çıkıp miting yapacağız.

“BAŞARIMIZDA ERDOĞAN’IN PAYI VAR”

En önemsediğim şeylerden biri de imza kampanyası. Biz dünya siyaset tarihine geçecek işler yapıyoruz. 1 milyon 750 bin üyenin üzerine 14,5 milyon da gelip dayanışma sandığında oy attı, imza verdi.  ‘800 bini geçemez’ diyorlardı, oysa 1 milyon 250 binin üzeri seferberlik halidir. Biz ‘İkna et, teşvik et, sandığa kadar eşlik et’ dedik ve bunu gerçekleştirdik. Bunu başarmamızı sağlayan da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çünkü bize büyük bir haksızlık yapıldı ve bu nedenle ortaya çıkan tepkiyi de örgütleme imkanını bize verdi. Örgütleyen, Saraçhane’ye çağıran, sandığa çağıran benim ama bu büyük enerji, yapılan bu büyük bir hukuksuzluktan kaynaklanıyor.

YUMUŞAMA CEVABI

Gerginliği ben çıkarmadım. Ben 31 Mart’ta, birinci parti olunca bana ne yakışıyorsa onu yaptım. Bayramda telefon açtım, partileri ziyarete gittim, onlar bize geldi. Gerilimi düşürerek, stresi azaltarak yaptım, normali bu dedim, adı normalleşme kaldı. Erdoğan önce ‘yumuşama’ sonra ‘normalleşme’ dedi. Gördü ki Temmuz ayında normalleşmeyle CHP’nin oyu rekor seviyeye çıktı ve %37’yi gördü. ‘CHP yükseliyor, normalleşmenin bitmesi lazım’ dediler. 4 teğmeni de sırf bu yüzden yaktı. Normalleşmeyi bitirmek için, nasırımıza bastı.

“SERTLEŞİRSE BİZ DE SERTLEŞECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı ‘Başkomutanım’ diyor, biz de her cephede savaşıyoruz. Dili sertleştirdi bizi bu noktaya mecbur bıraktı. İlk adımı o atacak, savaşı bırakacak, demokratik zemine dönülecek ve Ekrem Başkan serbest bırakılacak. Sertleşirlerse biz de sertleşeceğiz. Anormal bir saldırı altındayız. Demokrasi varsa varız, yoksa yokuz. Sandık giderse kimse kalmaz. Yani biz gitsek bir şey değil, partiler kalmaz. Atatürk’ün kurduğu partiye, Atatürk’ün göz bebeğine, hayata gözlerini yumduğu tarihi Yarımada’da emanet aldığımız Saraçhane’ye, imparatorlukların başkentine kayyım atamaya çalışıyor. Bundan daha ilerisi ne olur? Tank getir karşıma ateş et, bomba at, öldür beni ama Atatürk’ün kurduğu partiye kayyım atamaya kalkma.”

DİPLOMA İPTALİ

“Ekrem başkanın diploması idari yargı yoluyla hallolacak. Büyük bir usulsüzlük yaptılar, diplomayı veren yer iptal eder. İşletme Fakültesinde 7’de 4’ü bulamadılar. Üniversitenin yönetim kuruluna getirdiler. Orada senato yetkili ve kapalı oyla karar vermesi lazım. Bunun yerine açık oy ile ve üniversitenin yönetim kuruluna atadıklarıyla iş yaptılar. Bu derhal iptal olacak bir şey.  Ekrem İmamoğlu ile okul arkadaşı olanların diplomasını da iptal ettiler. İçlerinde Galatasaray Üniversitesi’nde görevli bir kadın profesör de var. Sorbonne Üniversitesi’nden doktoralı kadını lise mezunu yaptılar. Peki, bu kadının 30 yıldır okutup mezun ettiği öğrenciler ne olacak? Onların arasında halen devlette çalışanlar vardır. Onun verdiği diplomalar ne olacak? Böyle hukuksuzluk olmaz, hiçbir idare hukukçusu savunamaz. Mutlaka idare mahkemesi, bölge ya da Danıştay’dan bu iş döner.”

FİKİRLERİ GENÇLERDEN ALDIM

“Benim Parti Meclisimin seçildiği gün yaş ortalaması 42 idi. MYK’nın yaş ortalaması 44’tü. Şu anda 30 yaş altında 11 tane Parti Meclisi üyemiz var. 40 yaş altı dünya kadar. Gençlerin dilinden anlayan bir ekip partiyi yönetiyor. Bayramda içeriye atılan öğrencileri ziyaret ettim, koğuşta 47 öğrenci var. CHP’li olan olmayan hepsiyle görüştüm. Görüşemediklerime de arkasında Atatürk olan kartpostallara ‘Hepiniz adına filancayı ziyaret ettim. Bayramınız kutlu olsun’ diye yazdım verdim. Gençler ‘Özgür Abi, sen bu hareketleri yaptıkça, gençleri unutmadıkça, konuştukça, her televizyona çıktığında biz koğuşlarda ayağa kalkıp alkışlıyoruz’ diyorlar. Bu fikirleri ben gençlerden aldım, gençler sesini duyurmak, sahip çıkılmak istiyor. Biz de onu yapacağız.”

“SANATÇILARIMIZ DEMOKRASİYİ SAVUNSUN”

“İki sanatçımız Cumhurbaşkanlığı politikalar kuruluna atandı. Ben sanatçılara yönelik olumsuz bir eleştiri yapmak istemem. Orhan Bey, Hülya Hanım ya da başka sanatçılar böyle bir görev kabul etti diye onları hedefe koymayı doğru bulmam. Sanatçılardan bir tek şunu bekliyorum. Sayın Erdoğan çağırdı, gittiler görev verdi, yaptılar. Orada da demokrasiyi savunmak onlara emanet bir iştir. Bize de destek olmaları, sahip çıkmalarını bekleriz. Erdoğan’ın siyasi görevlendirdiği bir kişi gibi davranan sanatçı, kendine de ülkeye de zarar verir. Görev kabul etmelerine bir şey demem ama orada demokrasiyi savunsunlar. Atatürk olmasa Türkiye’de sandık da olmazdı, sanatçı da olmazdı.”

Kaynak: Sözcü

 

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.