Dün Başka, Bugün Başka: Siyasette Tutarlılık Nerede?
Dün Başka, Bugün Başka: Siyasette Tutarlılık Nerede?
Siyasette farklı görüşler olabilir, eleştiriler yapılabilir, tercihler değişebilir. Ancak siyaset kurumunun en önemli değerlerinden biri de tutarlılıktır. Son dönemde bazı il ve ilçe parti yöneticilerinin, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik hakaret..
Yayınlanma:Güncelleme:
Siyasette farklı görüşler olabilir, eleştiriler yapılabilir, tercihler değişebilir. Ancak siyaset kurumunun en önemli değerlerinden biri de tutarlılıktır.
Son dönemde bazı il ve ilçe parti yöneticilerinin, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik hakaret içeren paylaşımlara ve görsellere göz yumması ya da bunların yapılmasına zemin hazırlaması dikkat çekicidir. Dün Ankara’ya giderek Kılıçdaroğlu’na destek veren aynı isimlerin bugün farklı bir tutum sergilemesi, parti tabanında olduğu gibi bende de ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. Bir partili olarak bu tutarsızlığın nedenlerini sorgulamak en doğal hakkımdır.
Siyasetçiler ve parti yöneticileri elbette zaman içinde farklı değerlendirmeler yapabilir. Ancak dün savunduğu bir ismi bugün yok sayan, dün yanında durduğu bir kişiye yönelik yapılan haksızlıklara sessiz kalan anlayışın partililer tarafından sorgulanması da son derece doğaldır.
Parti tabanı ve seçmenler, kimin ilkelere bağlı kaldığını, kimin ise kişisel çıkarlarının peşinden koştuğunu çok iyi görmektedir. Bugün farklı hesaplarla hareket edenlerin yaptıkları unutulmayacaktır. Zamanı geldiğinde gereken siyasi değerlendirme yapacağım. Çünkü siyaset makam ve koltuk uğruna verilen bir mücadeleden ibaret değil, vefa, tutarlılık, samimiyet ve ahlaki duruş gerektiren bir sorumluluktur.
Bugün ortaya çıkan tablo karşısında, dün Ankara’da destek açıklamaları yapan, bugün ise farklı bir çizgi izleyen il ve ilçe başkanlarının tutumları elbette sorulacak ve tartışılacaktır. Kimsenin, geçmişte attığı adımların ve sergilediği tavırların unutulacağını düşünmesin.
Siyasette hafıza kısa olabilir ancak teşkilatlar ve parti tabanları yaşananları unutmaz. Dün yapılanlar da bugün sergilenen tavırlar da not edilir. Önemli olan ise değişen şartlara göre pozisyon almak değil, her koşulda aynı ilkelere bağlı kalabilmektir.
Bugün TBMM yaşanan olaylardan CHP içerisinde yaşanan gelişmeler, parti içi tartışmaların artık farklı bir boyuta taşındığını gösteriyor.
Bugün ortaya çıkan tabloya bakıldığında, disiplin sürecinin başlamasının kaçınılmaz hale geldiği görülüyor. Bu sürecin bugün ya da önümüzdeki günlerde resmen başlatılacağını düşünüyorum.
İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in, “Bir daha böyle bir grup tablosu yaşanmayacak. Bu ilk ve sondu.” şeklindeki açıklaması aslında parti yönetiminin konuya bakışını açıkça ortaya koymuştur. Buna rağmen bazı il ve ilçe başkanlarının, farklı hesaplarla taraflarını belli etmeye çalıştıkları görülüyor.
Kimi isimlerin gelecekte milletvekilliği ya da parti içerisinde farklı görevler elde etme düşüncesiyle hareket ettiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Ancak CHP gibi köklü bir siyasi partide kurumsal disiplinin her zaman ön planda olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle parti yönetiminin, son dönemde yaşanan gelişmeleri dikkatle değerlendireceğini ve gerekli gördüğü adımları atacağını düşünüyorum. Özellikle parti geçmişine, kurumsal kimliğine ve uzun yıllar emek vermiş isimlere yönelik saygı sınırlarını aşan davranışların karşılıksız kalmayacağı kanaatindeyim.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 yıl boyunca CHP Genel Başkanlığı yapmış bir isim olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Siyasi görüş ayrılıkları olabilir, eleştiriler yapılabilir; ancak hakaret, saygısızlık ve parti kültürüne zarar veren davranışlar kabul edilemez.
Öte yandan son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından yeni siyasi oluşumlar üzerinden yapılan değerlendirmelerin de gerçekçi olmadığını düşünüyorum. CHP’nin kurumsal yapısı, teşkilatları ve yıllara dayanan siyasi geleneği kolay kolay sarsılabilecek bir yapı değildir. Partinin kemikleşmiş tabanı ve kurumsal kimliği, Türk siyasetinde önemli bir yer tutmaya devam edecek.
Bugün gelinen noktada artık bir yol ayrımından değil, fiilen gerçekleşmiş bir ayrışmadan söz etmek mümkündür. Önümüzdeki süreçte yaşanacak disiplin kararları, parti yönetiminin bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceğini daha net ortaya koyacaktır.
Benim görüşüm, CHP’nin kurumsal yapısına zarar veren, parti kültürünü hedef alan ve geçmişte önemli görevlerde bulunmuş isimlere yönelik hakaret içeren tutumların karşılıksız kalmayacağı yönündedir. Sürecin nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz.
Bir sonraki yazımda Burdur siyasetindeki gelişmeleri değerlendireceğim.