Yazım ne Kılıçdaroğlu’culara ne de Özgür’cülere…

Yazım ne Kılıçdaroğlu’culara ne de Özgür’cülere… Benim sözüm; ayrışmadan uzak durup partimizin kurumsal kimliğine, değerlerine ve birlik ruhuna sahip çıkanlaradır. Bugün yaşananlar, yalnızca bir binanın kapısında yaşanan tartışmalar değildir. Bugün..

Yazım ne Kılıçdaroğlu’culara ne de Özgür’cülere…
Yayınlanma: Güncelleme:
Yazım ne Kılıçdaroğlu’culara ne de Özgür’cülere…
Benim sözüm; ayrışmadan uzak durup partimizin kurumsal kimliğine, değerlerine ve birlik ruhuna sahip çıkanlaradır.
Bugün yaşananlar, yalnızca bir binanın kapısında yaşanan tartışmalar değildir. Bugün kırılan şey; yıllardır “dayanışma”, “demokrasi” ve “örgüt kültürü” diyerek savunulan ortak hafızadır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişine baktığımızda en zor dönemlerde bile fikir ayrılıklarının parti aidiyetinin önüne geçmemesi gerektiği savunulmuştur. Çünkü CHP, yalnızca seçimden seçime hatırlanan bir siyasi yapı değil; kökleri cumhuriyetin kuruluşuna uzanan bir gelenektir.
Ancak son günlerde ortaya çıkan görüntüler, tabanda büyük bir kırgınlık oluşturmuştur. Parti emekçilerinin, milletvekillerinin, parti meclisi üyelerinin kendi genel merkezlerinde böylesine gerilimli tablolarla karşı karşıya kalması; sıradan bir siyasi tartışma olarak geçiştirilemez. İnsanlar haklı olarak şu soruyu sormaktadır:
“Birbirimizi dinlemeyi kaybedersek, topluma nasıl umut olacağız?”
Bugün CHP’ye gönül veren milyonlar, kavga değil birlik görmek istiyor. Kimsenin birbirini hain ilan etmediği, farklı düşüncelerin düşmanlık sebebi sayılmadığı bir siyasi anlayış bekleniyor. Çünkü öfkeyle kurulan her cümle, partiye oy veren vatandaşın yüreğinde yeni bir kırgınlık bırakıyor.
Unutulmamalıdır ki; CHP’yi ayakta tutan yalnızca genel merkez binaları değildir. O partiyi ayakta tutan; afiş asan gençler, sandık başında sabahlayan üyeler, yıllardır bir kuru teşekkür beklemeden emek veren partililerdir. Bugün onların beklentisi; daha fazla ayrışma değil, ortak akıldır.
Bu nedenle yapılması gereken şey; sosyal medya üzerinden birbirine sert sözler söylemek değil, parti kültürüne yakışır şekilde yeniden konuşabilmektir. Partimizin birlik ve beraberlik iradesini, en uygun zamanda gerçekleştirilecek kurultayımızla daha da güçlendirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Kurultaylar gelir geçer, isimler değişir; fakat partinin hafızası ve itibarı kalır. Asıl korunması gereken de budur.
Zor zamanlar, birbirini suçlama zamanı değil; aynı çatı altında yeniden omuz omuza durabilme sınavıdır. CHP’nin geçmişi, krizlerden kavga ederek değil; ortak mücadele iradesiyle çıkabildiğini defalarca göstermiştir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey de tam olarak budur:
Sağduyu, birlik ve partinin kuruluş ruhuna yeniden sahip çıkabilmek.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.